Daisypath Happy Birthday tickers

Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

17 Aralık 2009 Perşembe

Özlem...

İlk defa geçen hafta seninle 5 gün ayrılmak zorunda kaldık minik kuşum.. Annenin İstanbul'a iş için gitmesi gerekti.. İlkti ve o yüzden de zordu. Benim toplantılarımın çok yoğun geçmesi daha da kötü olmasını engelledi diye düşünüyorum. Neyse geride kaldı çok şükür. Ben yokken yeni yeni şeyler öğrenmişsin. Playskool ilk arabamda daha rahat oturup hatta biri seslenince rahaaat rahat arkana dönüp bakmayı öğrenmişsin. Poponu kaldırmayı da öğrenmişsin. Arabanın üzerinde otururken önündeki kapağı bir elinle kaldırıp içindeki topu diğer elinle almayı da.. Canım benim.. Her geçen gün daha da bir tatlı oluyorsun. Sürekli değiştiğini görmek çok keyif veriyor bana.. Buarada alttaki ilk 2 dişten sonra hemen üstteki dişleri beklerken onların hemen yanındaki bir diş baş göstermişti. Şaşırmıştık! Geçen hafta İstanbul'dan döndüğümde o ne?! 3 diş birden çıkmaya çalışmıyor mu!! Ah be bebişim! Bu ne acele?!:) O dişleri birbirine sürtüp gıcırdatmaya bile başladın.

4 Aralık'ta 9. ay kontrolümüze Burcu teyzemizin tavsiye ettiği doktora gittik. Her yer oyuncak doluydu. Yürüyor olsaydın seni eminim zaptedemezdim:) Doktor teyzemizi çok sevdim. Gayet güzel bilgilendirdi bizi. İlk defa gittiğimiz için 45 dk ayırdı bize. Seni tanımaya çalıştı. Seni nasıl besleyip büyüttüğümüzü dinledi ve düzeltmeler yaptı. Oyuncak tavsiyeleri aldık. İkisini bugün alabildim. CD çalar ve 4 tane bez çek bırak araba. Doktorumuz çek bırak araba demişti sadece. Bez olanları görünce hemen onları tercih ettim. Eline aldığın herşeyi yeme girişimin olduğundan güzel bir seçenek:) Ayrıca çıkarılıp yıkanabiliyor olması da hoşuma gitti..

Bu ay bir önceki aya göre daha fazla kilo almışsın. Umarım 9 Ocak'ta gittiğimizde de aynı şekilde kilo aldığını görürüz. Boy ve diğer gelişimlerin gayet güzel. Sadece kilo olarak %25'lik segmenttesin. Hadi bebişkom daha çok mama yeee!:)

2 gündür emekleme girişimlerin varmış. Babaannen gündüz güzel güzel geriye(!!) doğru emeklediğini söyledi. Akşamları enerjin mi azalıyor yoksa tam olarak emeklemeye başlamadan bize göstermek istemediğinden midir bilinmez pek bir isteksizsin. Ayrıca dün öğlen eve geldiğimde yeni bir şey keşfettiğini gördüm. Gözlerini kırpıştırarak şirinlik yaptın. Yerim seni minik lokumum! Çook tatlısın.. Akşam babana göstermek istemedin bu şirin halini nedense..

Yılbaşı yaklaşıyor. Seninle ilk yılbaşımızı İstanbul'da hep beraber geçirelim istiyoruz. Teyzen ve anneannen seni çook özlemişler. Meriç bile seni sordu. Efe niye gelmedi diye:) Umarım hava şartları planımızı değiştirmemize neden olmaz.. Aslında geçen hafta seni ve babaanneyi de götürecektim kaldığım otele. İlk önce rezervasyonunuzu da yapmıştım bebeğim fakat uluslararası bir ortam olduğundan ve malum domuz gribi tehlikesinden dolayı iptal etmiştim..

Buarada Cancan diye yeni bir de bebeğin oldu! Cancan nerede diye sorunca hemen bebeğe bakıyorsun:) Doktor teyzen sana bebek almamızı söylemişti. Engin amcan da sana hediye olarak almış. Artık büyüyünce kendin teşekkür edersin bebeğim:)

30 Kasım 2009 Pazartesi

Kurban Bayramı..

Güzel bir bayram geçirdik hep beraber; anne, baba, babaanne, dede, ve amca. Amcan İzmir'den geldi. Bayramın ilk günü hep beraber Beypazarı'na kahvaltı yapmaya gittik. Ortam değişikliği hoşuna gitmiş olsa gerekki güzel bir kahvaltı yaptın. Havada şansımıza kötü değildi. Tadını çıkardık..

Abat ailesi kahvaltı masasında..


Dede, oğulları ve torunuyla..



Babaanne ve minik lokum..

Geçen hafta cumartesi ODTÜ'ye kahvaltıya gitmiştik. Kahvaltıdan sonra hava çok güzel ve güneşli olduğundan sonrasındada uzun bir yürüyüş yaptık. Seni de bir güzel sarıp sarmalamıştık ama pazar günü ateşin çıkıverdi. Calpol'e başvuruverdik tabi. Doktorumuza gittik. Orada da ateşini ölçtüğümüzde 38,5 dereceyi gördük. Boğaz iltihabı teşhisi kondu:( Ateşin çıkmaya başladığı günden itibaren 3-4 günde hastalığın geçmesi gerektiğini söyledi doktorumuz. İdrar testi de verdik. Allahtan temiz çıktı. Herhangi bir antibiyotik falan da vermedi. Çarşambadan sonrada ateşimiz çıkmadı zaten. Canım benim ateşin çıktığında nasıl da masum masum bakıyorsun etrafa. 'Aslında nasıl da yaramazlık yapmak istiyorum ama enerjim yok şanslısınız!' der gibi:) Geride kaldı neyseki..

Bayramda doya doya vakit geçirik seninle. Keşke daha sık bayram olsa bebeğim:)


Çekirdek aile:)


Anne ve lokumu..

Buarada 3. dişin çıkıyor sanırım. Normalde alt iki dişinin hemen üstündeki iki dişinin çıkması gerekirken senin köpek dişinin yanındaki dişin çıkıyor gibi. Bakalım komik olacaksın sanırım:) Kaşıntıdan herşeye saldırıyorsun. Cuma günü doktora gideceğiz bakalım ne diyecek. Gerekirse kaşıntı için jel tavsiye etmesini isteriz.


video
Efem ve dinosu..

16 Kasım 2009 Pazartesi

8. Ay doktor kontrolumuz..

Bebeğim,


Bu ay bizi kilo alma konusunda biraz üzdün. Alıştırdın tabi şimdiye kadar hep normalin üzerinde kilo almalara, şimdi yaptığın olmadı! Geçen aya göre sadece 125 gramcık almışsın. Neyse bu ay telafi etmeni bekliyoruz. Boy, baş çevresi ve motor gelişimin konusunda herşey iyi. Doktor sadece kilonun az olduğunu söyledi.

Sana yeni ciciler aldık. Topla dolu bir dinazor. 68 tane değişik renkte topu var. Can sıkıntısından saymadım tabiki:) Onları sana vermeden önce tek tek yıkadığımdan kaç tane olduklarını biliyorum:) İçine oturup bir güzel oynuyorsun toplarınla. Arada topları senden beklemediğimiz kadar uzağa fırlatman bizi şaşırtıyor.. Onun dışında tahta bir abaküs aldık. Baktım benim kolyeler elden gidecek çareyi sana bu oyuncağı almakta buldum. Buldum mu gerçekten?:) Gerçi oyuncak yaş olarak 3+ ama onu sana verdiğimizde hep yanında oluyoruz. Geçen hafta sonuda deden sana ilk arabanı aldı. İki pozisyonda kullanabiliyorsun; ayakta ve üzerine oturarak. Çok sevdin diyebilirim. Fotoğraflarını da çektik. Hatta kameraya da aldık seni. Büyüyünce keyifli keyifli seyredersin...



Yemek konusunda kaşıkla verdiğimiz şeyleri değilde elimizle verdiğimiz parçaları tercih ediyorsun. Sanırım bize özeniyorsun:) Canım benim.. Sen yeterki ye! Dün kerevizleri götürdün afiyetle..

'Bu beeen!'



Babaanneyle Antalya'da bahçe keyfi..


video
Yeni oyuncaklarım..

27 Ekim 2009 Salı

Ekim'de Antalya..

Geçen çarşamba sen, ben ve babaanne atladık arabamıza ve soluğu Belek'teki Limak Atlantis Otel'de aldık. 8 saat süren yolculuğun Afyon'dan sonraki kısmı seni pek açmadı miniğim.. Sanırım uzun yolculuklara belli bir noktadan sonra dayanamıyorsun. Neyse sonuçta otelimize vardık sapasağlam.. Cumartesiye kadar sen ve babaanne otelin ve havanın keyfini bir güzel çıkardınız. Ben ise toplantıdaydım. Olsun yinede senin keyif alıyor olduğunu bilmek beni çok mutlu etti. Kedicikleri takip edip bol bol şirinlik yapmışsın etraftakilere..

Dönüşte ben maalesef grip oldum. Dünden beri yatıyorum. Dün acile gidip 2 serum yedikten sonra kendime gelirim diye düşünüyordum ama maalesef hala iyi değilim miniğim. Sana bulaşacak diye de ödüm kopuyor. Evde maskeyle dolanıyorum ve sana pek yaklaşmamaya gayret ediyorum. Ayrı odaya da geçtim tabiki.. Doğduğundan beri ilk defa seni dün emziremedim. Bir kaç gün daha böyle olacak. Malum ilaç alıyorum miniğim. Güzel günlerimiz yakın bebeğim merak etme:)

18 Ekim'de Oya teyzenle tanıştın. Oya teyze benim yurttan arkadaşım. Sen karnımdayken düğününe de gitmiştik. Tabi o zaman senden haberim yoktu:) ODTÜ'de bir kaç saat görüştük. Berna teyze de vardı aramızda. Sana çok güzel ciciler almış Oya teyzen. Giydirdim Antalya'dayken. Çok yakıştı tabiki..












15 Ekim 2009 Perşembe

'Gııh!'



Minik lokumum, 'Gııh' sesini 2-3 gündür çıkarıyorsun. Ha gayret konuşacaksın yakında:)

Bu hafta yediklerine yenileri eklendi. Kıyma, tavuk, yoğurt ve zeytin. Salı günü çorbanın içinde kıyma yedin. Bunun yanı sıra bir yemek kaşığıda evde mayaladığımız yoğurt. Dün ise tam bir yumurta sarısı yedin. Artık bir gün arayla yiyeceksin yumurtayı. Bugün ise tavuk ve zeytin ile tanıştın. Aynı anda değil tabii:) Kahvaltıda zeytin, labne peynir ve kaşık maması yedin. Öğleden sonra ise tavuklu, kabaklı ve havuçlu çorba. Yiyecekleri ağzında bizim gibi çiğneyerek yemene ve ağzındakini bitirmeden ağzını açmamana bayılıyorum! Eline armut veya elma verdiğimizde ise çok güzel kemiriyorsun bebeğim. Buarada beni emmeye ve Aptamil'e devam. Bu hafta Aptamil'in Milumil'ine geçtik. Süte karşı pek istekli değildin. Normalde bir öğünde 210 ml içmen gerekirken daha az içiyordun. Bizde acaba mamanın tadından mı diyerek Milumil'e geçtik. Şimdilik maşallah iyi gidiyor.

Geçen hafta sonu Eymir ve ODTÜ'deydik. Hava açısından şanslıydık. Her zamanki gibi etraftakileri izledin ve inceledin. Bir sürü balık tutan vardı. Annende zamanında az balık yakalamadı orada miniğim.



Artık çok da güzel oturuyorsun. Yere bir örtü serip seni ortasına oturtuyoruz ve etrafına minderler koyuyoruz. Önüne de oyuncaklarını.. Bir süre güzel güzel oynuyorsun. Sonra ayaklarınla oyuncağını tekmeleyerek uzaklaştırıp ardından alamadığın için sinirleniyorsun:) Bizde sana gülüyoruz haliyle:)

9 Ekim 2009 Cuma

7. Ayımız geride kalirken..

Miniğim,

7. ayını doldurdun. Çarşamba günü aylık rutin kontrolün için doktorun Yelda Hanim'a gittik. Kilon 7.675 gr, boyun 67,5 cm, ve baş çevren 43,5 cm olmuş. Herşey yolunda yani. 1 yaşına kadar aşıların kalmadı. En son aşını geçen ay olmuştun. Bir süreliğine rahatsın bebeğim. Sünnetin yine gündeme geldi. Yapsak mı yapmasak mı hala kararsızım. Kıyamıyorum sana:)

7. ayını doldurduğun için yeni mamalara geçiyoruz. Perşembe günü kahvaltıya başladık. 1 çay kaşığı kadar yumurtanın sarısını verdi babannen sana. Afiyetle yemişsin. Daha da yer gibiymişsin ama maalesef azar azar arttıracağız canım miktarı. 1 haftaya kadar tam yumurtaya kadar çıkıp ardından gün aşırı yemeye başlayacaksın. Bugün de değişik olarak evde mayaladığımız yoğurt ve labne peynirine geçtik. Yanında yumurta vardı tabiki. Herşeyi bir güzel yemişsin minik lokumum. Yarın cumartesi; kahvaltını beraber yapacağız. Ben de göreceğim bakalım nasıl afiyetle yediğini.

Soğuklar başladı. Henüz kaloriferleri yakmaya başlamadik ama eli kulağında diyebilirim. Kalın çoraplar almaya başladım sana. Bakalım bu kışı nasıl geçireceğiz seninle. Umarım benim gibi çok üşüyen biri değilsindir. Denize ilk girişinin görüntülerini izleyelimde içimiz ısınsın bakalım:)
video


Salıncakta anne ve kuzen Meriç ile keyif..
Plajda babaanne ile keyif..
Akdeniz'de serin sularla tanışma keyfi..
Bir de İstanbul manzarası..

1 Ekim 2009 Perşembe

Bayram..

Minik lokumum,

Sen içeride horul horul uyurken ben de uzun zamandır fırsat bulup yazamadığım bloguna yeni gelişmelerden karalamak istedim. 18 Eylül'de baban ve babaannenle beraber atladık arabamıza ve Antalya'nın yollarına koyulduk. Vardığımızda gece saat 23:00 civarıydı. Yolda bizi 2 defa durdurdun. Sanırım arabada uzun yolculuk pek hoşuna gitmiyor. 2 defa kustun içtiğin mamaları bebeğim. Molalarımızdan birinde tesadüfen elma ve hurma ağaçlarının dibinde durmuşuz. Payımıza düşeni bir güzel topladık:) Çokta lezzetlilerdi. Sende kemirdin tabiki elmalardan birini. Ertesi gün baban, sen ve ben uçakla istanbul'a geçtik ve teyzeni ziyaret ettik. Anneannen de oradaydı. Sen bir ara anneannenin kucağındaydın ve anneannen dişlerinin çıktığını söyledi! O ana kadar ne ben ne de bir başkası farketmemişti! Miniğim ilk dişlerin aramıza hoşgeldi:) İlk dişlerin alt çenende ortadaki 2 dişin.. Eline havuç, elma, armut, vs. vermeye başladık. Çok güzel kemiriyorsun herşeyi:) 22 Eylül'e kadar teyzende kaldık ve 22 Eylül'de uçakla Antalya'ya geri döndük. Pazara kadarda Antalya'da kaldık. Uçakta kalkışlarda hiçbirşey olmadı. Birinde uyuyordun diğerinde de biberonla mama veriyordum sana. Ama inişlerde kulakların çok ağrımış olsa gerekki kötü ağladın:(

İstanbul'da üşürken Antalya'da havalar çok güzeldi. 25'inde ilk defa denize bile girdin. Seni kameraya bile aldık. Bugün geç oldu ama en kısa zamanda bloguna koyacağım o videonu. Fotoğrafların da çok güzel çıktı.

Daha rahat ve dengeli oturmaya başladın. Ellerinle kendine destek oluyorsun. Çok komik ve tatlı gözüktüğünü söylemeliyim.

Buarada dişlerinden midir bilmem ama biberon mamanı içmemeye başladın. Kaşık mamasına hayır demiyorsun çok şükür. Meyvelere de devam.

Önümüzdeki hafta 7. ayına giriyorsun. Puff! Ne çabuk büyüyorsun minik bebeğim!

10 Eylül 2009 Perşembe

Yeni mamalar..

Bebeğim,
Kaşık maması ve şeftaliden sonra bugün karpuza da geçtik. Onu da bir güzel yemişsin ya seni artık kimse hiçbirşeyden mahrum bırakamaz:) Kaşık maması ile meyveyi karıştırıp vermeye başladık. Üzerine bir kaç kaşık suyunu da içiyorsun tabiki.

Bu akşam nedense 7:30 gibi uykun geldi ve babanın kucağında uyuyup kaldın. Sonra yatağına götürdük seni. 1 saat sonra uyandın ve bakışların bir hoştu. Uyumak istiyordun hala.. Aygın baygın uyumaya devam ettin. Bu akşamlık banyo seansımız iptal oldu. Hadi bakalım yarın bıcı bıcı yapacağız artık..

7 Eylül 2009 Pazartesi

6. Ay: Kalıbımızdan sıyrılıp özgürleştiğimiz gündür bugün!

Canım benim,

Bugün 6. ayını bitirdin. Doktor kontrolümüze gittik. Geçen aya göre 430 gr almışsın. Boyun ise 2 cm uzamış. İdrar tahlili için numune verdik. Bizi çok bekletmeden çişini yaptığın için teşekkür ettik sana:) Sonuçlarımızı yarın alacağız. İnşallah birşeyin çıkmayacak. Doktor genel muayene sonrası herşeyin yolunda olduğunu söyledi.

6. ayını artık geride bıraktığımızdan bu ay ek gıdalara başlayacabileceğiz. İlk olarak şeftali ile başlamayı planlıyoruz. Yazın güzel meyvelerinden faydalanmak gerek. Hem de yarın başlıyoruz. 2-3 gün şeftali yedikten sonra başka meyvelere geçeceğiz. Böylelikle herhangi bir yiyeceğe alerjin varsa anlayabileceğiz. 7. ayda ise kahvaltıya başlayacakmışız. Çok heyecanlı bir keşif maratonu yaşayacağız seninle:)

Dün sütlü pirinçli kaşık mamasını denedik. Sanki her zaman yediğin birşeyi yiyormuşçasına güzel güzel yedin. Üstüne bir kaç kaşık su verdim. Normalde bebekler suyun tadını beğenmezler ve yüzlerini buruştururlar diye duymuştum ama sen sanki doğduğundan beri su içiyormuş gibi suyu da içtin! Biraz şaşırttın bizi yani kuzucum:) Bugün babaannenden de uslu uslu yemişsin 1 yemek kaşığı sütlü pirinçli mamanı. Aferin sana bıdığım. Ben yemek konusunda senden çok umutluyum. Hamileyken herşeyi yemen için değişik şeyler yemeye çalışmam ve seninle bu konuda bol bol konuşmam işe yarayacak gibi geliyor bana. Biz yemek yerken ağzımıza bakıp şapırdanmanın başka açıklaması olmasa gerek:)

6 Eylül 2009 Pazar

Ahlatlıbel'de kahvaltı..

Bebeğim, dün sen, ben ve babaannen aldık mamalarımızı ve Ahlatlıbel yollarına koyulduk. Merak etme öyle uzak bir yere gitmedik. Evden çıkıp arabaya bindikten 10 dk sonra varmıştık bile! Çok nezih, rahatlatıcı ve oksijen dolu bir ortamda birkaç saat geçirdik. Bir çam ağacının altına örtümüzü serdik. Seni de yatırdık örtünün üzerine. Çok güzel coştun diyebilirim. Çığlıklarınla 'iyiki getirdiniz beni buraya' der gibiydin. Gülücükler saçtın etrafa. Etrafta uçuşan çok güzel uçurtmalar vardı. Çoğunlukla çocuklu aileler vardı etrafta. Seneye oraya gittiğimizde etrafta pıtı pıtı dolanacaksın. Biz de arkandan koşturuyor olacağız sanırım:)

Bugün akşam ütü yaparken kahkaha performansın harikaydı. Sevmediğim ütü seansımı şenlendirip ütüyü bitirmeme yardımcı olduğun için teşekkür ederim:)

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Bağırabiliyoruum!

Oğluşum 3 gündür bağırabildiğinin farkındasın. Bizi eğlendiren çığlıklar atıyorsun. İlerleyen zamanlarda aynı şekilde eğlenebilecekmiyiz bilmem ama şimdilik yaptığın hoşumuza gidiyor bıdığım. 5. ayını doldurduğundan beri seni ara ara destekli oturtuyoruz. Aşağıdaki videoda da yatağının köşesine oturttum seni. Keyfin gayet yerindeydi.
video




Haftasonu babaannenle beraber üçümüz elma topladık. Biz elmaları koparabilmek için hoplayıp zıplarken çok güzel kahkahalarla bize eşlik ettin. Sanki seninle oynuyordukta oyunumuz çok hoşuna gitmiş gibiydi. Halimize mi güldün bakalım ufaklık?:) Elmalara değdi doğrusu.. Çook lezzetliler. Biraz abartmışız sanırım. Bir kaç haftaya ancak biter:)

16 Ağustos 2009 Pazar

Nüve Park Gezimiz..

Dün yeni açılmış güzel bir yere gittik; Nüve Park. Çeşit çeşit tavukların, siyah ve beyaz tavşanların, maymunların (2 tane), tavus kuşlarının, ördeklerin, köpeğin, sincabın, bukalemunun bulunduğu güzel bir ortam. Köpek, maymunlar ve bukalemun dışındaki hayvanlar özgürce ortalıkta dolanıyorlar. Tam da çocuklar için yapılmış bir yer. Beklendiği gibi etrafta çocuklar hayvanları kovalıyorlardı. O çocukların arasına sen de seneye katılacaksın bebeğim.
Bebekler için oturduğun masanın yanına getirilen salıncak bile var. İstersen mangal yakıp masanın yanına da getiriyorlar. Pazar günleri brunch varmış. Bir dahaki sefere brunch keyfi yapalım dedik.
Oğluşum küçük olduğun için anlamaya çalışır gibi bakındın sadece hayvanlara ve ortama. Dün akşamda yattıktan sonra çok sıçrayıp ağlayarak uyandın. Acaba korktun mu bu yeni tanıştığın hayvanlardan? Emin ol ayaklanır ayaklanmaz pıtı pıtı koşacaksın peşlerinden:)


14 Ağustos 2009 Cuma

Şirin fotolar..

Bebeğim bugün akşam her zamanki gibi banyo yaptırdık sana.. Sonra da beslenme vakti. Emerken normalde uyuyup kalırdın. Bugün gülücükler atasın geldi. Biraz oynadık. Uykunu dağıtmamak için seni yatağına koyup odadan çıktım. Bir kaç dakika sonra geldiğimde uyuyup kalmıştın. Çok hoşuma gitti kendi kendine uyuyabilmiş olman.. Canım benim.. Mışıl mışıl uyuyorsun şimdi yatağında. iyi uykular bitanem..






12 Ağustos 2009 Çarşamba

Beypazarı gezimiz...


Geçtiğimiz pazar günü oğlumla Beypazarı'nı gezdik. Hava çok güzeldi. Çarşının içinden geçerek ilerlerken esnafın ikram ettiği mamalardan da atıştırmayı ihmal etmedik.. Sonra bir yerde oturup çay-gözleme keyfi yaptık. Biraz da alışveriş yapıverdik. Malum hatun milleti alışverişsiz yapamaz:) Aslında bu oğlumla 2. gidişimizdi. İlkinde miniğim karnımdaydı. İkinci gidişimizde ise kucağımda:) Keşke kangurular gibi yavrularımızı kesemizde taşıyabilseydik! İşe de beraber gider böylece tüm gün birlikte olabilirdik. Canım istediğinde öper, koklar, kucaklar sonrada keseye geri koyardım:)


















Bıdıkla bir daha doktor kontrolüne gittiğimizde doktor teyzesi Efe şu kadar gece uyumalı, bu kadar gündüz uykusu olmalı, bu kadar yemeli, vs. diye bilgi verirken miniği babasıyla dışarı yollayacağım! Geçen cumartesi 5. ay kontrolüne gittiğimizde gece daha çok uyanıp emmeli, gündüz daha çok uyumalı, mamasını bir defada 170 ml almalı dedi. Ve minik afacan o geceden itibaren beni uyutmuyor! İkide bir uyanıp emiyor. Gündüz uykularını uzatmış. Ayrıca yemesi de artmış. Yemesine hiiç bir diyeceğim yok tabiki. Tek sıkıntım gece uyanmalarının sıklaşması. Uyurgezer dolanıyorum ortalıkta. Çalışırken gerçekten zor oluyor. Konsantrasyon ve hatırlama sorunu yaşıyorum. 3. ay kontrolünde de doktor ellerini ağzına almaya başlar artık dedi ve o günün akşamında başladı ufaklık ellerini ağzına almaya! Bakalım büyüyünce bizi bu kadar dinleyecek mi?!



























Oğluşum Ayşegül'ü çok sevdi. Yukarıda babasına 'ne rahatsız ediyosun baba yaa!' bakışını atarken:) Gördüğünüz gibi Ayşegül'ü de gayet ciddi okur benim oğlum:) Canım benim..

8 Ağustos 2009 Cumartesi

5. ayı geride bıraktık..

Dün oğluşumuz 5. ayını geride bıraktı. Bugün doktor kontrolüne gittik. Herşey gayet güzel. Büyümüşüz:) 6730 gr, 63,5 cm bir bebişko olmuşuz. Geçen aydan bugüne 715 gr almış. Doktorumuz zaten 450-600 gr arası almalarını bekliyoruz dedi. Rota aşımızın 2.sini olduk. İlkinde 3 aylık olduğundan sorun çıkarmamıştı ama bu defa tadını beğenmediğini açıkça belli etti. Artık istemediği şeyleri yapmak kolay olmayacak. Doktorumuzun tavsiyesiyle bu ay Efemizi günde 15-20 dk destekli oturtacağız. Etrafına da uzanıp alması için oyuncaklar koyacağız. 6. ayın sonunda da meyvelere geçeceğiz. Meyveleri karışık vermektense her meyveyi 3 gün denememizi istedi. Böylece alerjik bir durum olup olmadığını anlayabileceğiz.

Haftasonlarını iple çekiyorum çünkü bıdığımla sabahları çok güzel yatak keyfi yapıyoruz. Sabah 7:30 gibi uyanan fıstığı yatağıma alınca bir süre beraber uyuyoruz. Sanırım onun da hoşuna gidiyor. 'Aman dikkat! Sizinle yatmaya alışır' gibi sözlere kulaklarım tıkalı:)

Artık gülerken tatlı tatlı kahkahalar da atmaya başladı minik lokumum. Babasıyla oynarken ayrı bir keyif alıyormuş gibi geliyor bana. İleride babacı mı olacak ne?

Ufaklıkla haftasonları rahatça gidebileceğimiz yerler bakmaya başladım. Önerilere her zaman açığız. Yarın babaannemizi Beypazarı’na götürmeyi planlıyoruz. Umarım hava güzel olur..

2 Ağustos 2009 Pazar

Değişim Zamanı..

Tabiki oğlum da zamanla değişecek. Beğendiğim özellikler kaybolabilir, bunun yanında beğenmediklerim de.. Sorun şimdilik beğenmediğim özelliğinin olmaması:)

Bu akşam oğlumun inadıyla ve isyankar tarafıyla tanıştık. Emmek istemediğini çığlık çığlığa anlatmaya çalıştı önce. Sonra belki banyo vakti geldiğinden böyle davranıyordur diye bıdığı bir güzel yıkadık. Banyo sonrası emip uyuyan adam banyo öncesi attığı çığlıkları tekrarladı. Hepimiz şaşkın.. Acaba biberona alıştı da emmeyi mi reddediyor diye bir düşünce aldı bizi. Ardından babası sakinleştirmek için bir ara kucağına aldı. Biraz kucağında tuttuktan sonra yatağına koydu. Öksürünce babası yana yatırıp sırtına vurunca kıyamet koptu! Ya biraz fazla geldi bu pat patlar ya da babasının kızdığını düşündü.. Sonuçta yaygarayı bastı bizimki. Babaannesinin kucağında susmadı. Ben aldım. Balkona çıkardım. Konuşup dikkatini dağıtmaya çalıştım fakat nafile! Ağlarken isyan da ediyordu. 'Bana niye vurdunuuuz?' 'Çoook acıdııı' der gibi söyleniyordu minik. Sonra odamıza gidip emmeyi denedik. Bu defa yelkenleri indirdi oğlum ve bir süre sonra uyudu. Anne de derin bir ohh çekti.

İlk dişlerimizin yeri belli gibi. 7 ya da 8 Ağustos'ta 5. ay kontrolümüz için doktorumuza gittiğimizde anlayacağız durumu.


Bugün Mogan Gölü'ne gittik. Biraz yürüyüş yaptıktan sonra semaverde çay keyfi yapalım dedik. Güzel bir kaç saat geçirdik. Kendimizi birazcıkta olsa deniz kenarında gibi hissettik..
















'Hep yatmak olmaz, biraz da oturayım' :)










Oğlum yaa! Fotoğraflarını çekerken gözümün içine içine bakman beni eritiyooor!:)













Bugün çektiğim bu fotoğrafınla beni çok güldürdün canım benim. O ne bakış!












Bu da geçen haftadan bir foto..








24 Temmuz 2009 Cuma

Haftanın en güzel günü; Cuma!!

İşte ilk haftamı geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyorum. Haftasonu oğlumla bir güzel yatak keyfi yapabileceğim. Sabahları o kadar şeker oluyorki canım benim. Gülücükler saçıyor etrafa. Akşam işten döndüğümüzde ise pili bitmiş olduğundan olsa gerek somurtuyor. O yüzden bu haftasonunun tadını çıkartacağız beraber.

Şöyle eski fotolarına bakıyordum 2 tanesi ilgimi çekti. Aşağıdaki fotoları Mayıs'ta Antalya'dayken çekmiştik. Beyaz oğluşuma çoook yakışıyor. Babaannesine nasıl da anlamlı ve güzel bakmış..




23 Temmuz 2009 Perşembe

...ve anne işe başlar!

Anne işe başlar ve anlarki çalışan anne olmak oldukça yorucu! Yılmadan şans oyunları oynamaya devam eder:)

20 Temmuz'da 4,5 aylık aradan sonra işe geri döndüm. 4 gün geride kaldı. Günler yoğun geçtiğinden bu 4 günün nasıl geçtiğini anlamadım. Ev yakın olduğundan öğlenleri eve giderek oğluşu emziriyorum. Eve vardığımda miniğim acıkmış oluyor. Akşam 6'da çıkıp eve varıncada yine acıkmış oluyor Efecim. Anne hep imdada yetişiyor:)

Haftanın ilk 2 günü biberona tepki devam etti. Biberona tepki devam edince kauçuk emzik denemeye karar verdik. Buna da itiraz etti Efecik fakat babaannesi sağolsun 1 saat sabırla biberonla veriyor. Bu sırada sürekli söyleniyormuş bıdığım:)

Sonuçta kaşıkla uğraşmaktan kurtulmak iyi oldu. Bir kaç haftaya biberonu 5 dk'da bitirirse süper olacak. Bununla da yetinmeyip sonra da biberonu eline alıp cuk cuk kendi kendine içmesini isteriz herhalde:)




Efemize 18 Temmuz'da mama sandalyesi aldık. Sandalyesini çok sevdi bıdığım. Gündüz keyifli keyifli oturuyormuş.





Oğluşumuzun her akşam rutini aynı; 9'da banyo yapılıyor, 9:30'a kadar masaj-giyinme-emme ve uykuuu! Ufaklık şimdiden annesini ihtiyaç giderici görmeye başladı sanırım. Babişkosuna o kadar güzel gülüyorki! Babası cee-e yapınca sesli sesli gülüyor. Anne yapınca tık yok! Babacı olacak sanırım. Zaten fiziksel olarakta babasının kopyası. Ne yapacağım ben yaa!:)

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Fotoğraflar

video

Fotoğraflar



4. ay aşıları ve mamaya geçiş..

Güne 4. ay aşılarımızı yapmak üzere sağlık ocağına giderek başladık. Bu defa sağ ve sol bacağından delindi miniğim. 2. ay aşılarına kıyasla biraz fazla ağladı. Sanırım onunda annesi gibi canı tatlı:) Aşı öncesi Efe'ye 'sen cesursun' diyordum. Hemşire hanım erkekler daha çok korkup ağlıyorlar dedi:) Gelecek ay sadece Rota var. En sevdiğim aşı; ağızdan çünkü!

Dün ilk toz mamamıza başladık. Doktorumuz 120 ml demişti fakat ben ilk olunca 90 ml vermeyi tercih ettim. Biberon almadı. Kaşıkla vermeyi denedim. Ağladı..Ağladı.. Ağladı.. O ağladıkça ben vermeye devam ettim. Bir yandan yutuyor bir yandan da ağlıyordu. Zaten istemeye istemeye veriyorum mamayı, üstüne üstlük böyle ağlayınca içim parçalandı. Arada kucağıma alıp sakinleştirip 'bak anne işe başlayacak. O yüzden mamaya alışman gerekiyor' diye açıklamalar yaptım. Mamanın sonuna doğru sustu. Usulca aldı mamayı. Bugün ise 2 defa verdim. Önce biberonla denedim bir süre. Almayınca kaşıkla devam ettim.. Yine ağladı. Pazartesiye kadar günde 2-3 defa vermeye devam edeceğim. Alışacağını umuyorum. Miniğim keşke biberonla alsan. Babaanneni çok uğraştırmazdın. Babaannemizde yarın akşam geliyor. Antalya cayır cayır yanarken burada uzun kollular giyiyoruz ya temmuzun ortasında, şaşılacak iş!

13 Temmuz 2009 Pazartesi

'Agu'

Minik lokumumun ağzından döküldü ilk kelimesi. Bir haftadır 'Agu' diyor. Nasıl demesinki?! Her fırsatta 'Agu Efecik, Agu bitanem, Agu benim bebeğim' diye şarkı söyleyip duran bir annesi var miniğimin:) Yavrucuk dayanamadı ve artık Aguuu deyiverdi:) Bırak artık yakamı dercesine:)

Efecimle son bir hafta içindeyiz. Annesi işe başlayacak:( Biberon denemeleri pek başarılı değil. Sütümü kaşıkla veriyorum. Zorla alıyor. Emzirdiğim zamansa hemen saldırıveriyor memeye! Umarım kilo artışında bir sorun yaşamayız. Aptamil toz mama ve kaşık mamasını hala denemedim. Hiç başlayasım yok aslında ama mecburen yarın bunlardan birini deneyeceğim. Umarım beğenir. İlk 6 ay sadece anne sütü verebilmeyi çok istediğimden elim gitmiyor mamalara. Babaannemiz perşembe akşamı geliyor. Beraber alıştıracağız bakalım delikanlıyı yeniliklere..

Bebeğimle beraber 1 haftadır arabayla dışarı çıkabiliyoruz. Onu arkaya yerleştirdiğimiz kendi koltuğuna oturtuyorum. Bir süre sonra uyuyor zaten. Şimdiye kadar 2 defa huysuzluk yapıp ağladı. Daha sonra her bebek gibi o da arabanın tatlı uykusuna teslim etti kendisini. Arabada giderken yüzünü görememek pek hoş olmuyor ama neyse.. En azından özgürüz ve istediğimiz yere gidebiliyoruz.

Ufaklığa mama sandalyesi alma vakti.. Bir kaç mağazaya baktım. Sanırım Chicco'nun Polly çift kılıflı olanını alacağım. 6 aylıktan itibaren diyor ama koltuğunu biraz yatar pozisyona alıp Efe'yi oturttuğumuzda kullanabileceğimizi gördük.

İşe dönüş öncesi eski kıyafetlerime giremediğimden biraz alışveriş yaptım. 36 bedenden 38'e çıkmışım. Neyse, buna da şükür 40lı bedenlere de fırlayabilirdim. Bu yaşa kadar 36 beden olduğumdan bu durum biraz garip geliyor bana.. Elbet veririm bu kiloları. Oğluşum sen herşeye değersin..

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Büyüyorum; 4 aylık oldum!

Blogumuza uzun bir tatil arası verdik.. Antalya tatilimiz tam 5 hafta sürdü. Ardından Ankara'ya dönerken Konya'ya uğrayıp babamızın anneannesi ve teyzesiyle bir gün geçirdik. Sonra Ankara'ya dönüp 3 gün evimizde kalıp İstanbul'a geçtik. Miniğim babasının bile daha tanışmadığı deniz otobüsüyle tanıştı. Büyük teyzesinin bahçesinde keyif yaptı. Orada da bir hafta kalıp Ankara'mıza döndük. Aşağıdaki resimlerde miniğim solda büyük teyzesinin kucağında, sağda ise anneannesinin..
















Ne Antalya'nın havası ne de İstanbul'un. En güzel hava Ankara'da! Ankara'da ne nemden yapış yapış oluyorsun ne de gece terden sırılsıklam uyanıyorsun. Evimize gelince bir ohh çektik kısaca.. Ufaklık bool bol gezmiş oldu.

Antalya'da minikle beraber bir kaç defa sabah 9 gibi denize gittik. Deniz suyu henüz Efe için soğuk olduğundan miniğin deniz keyfini Eylül'e bıraktık. Güneşten ise bol bol faydalandı:) Tabi sabahları deniz sefamız en fazla 1-1.5 saat sürüyordu. Güneşin Efe'yi kavurmasına fırsat vermeden eve gidip terasta kahvaltı keyfi yapıyorduk. Ağaçların serinliği altında, uçsuz bucaksız ve tüm görkemiyle masmavi Akdeniz manzarası karşısında piknik yapmayı da ihmal etmedik.




Soldaki fotoda Efe piknikte gölgede kestiriyor..






Akşamları da yürüyüşe çıkıyorduk. Antalya'da bebek arabasıyla dolaşmak oldukça kolay. Keşke Ankara'da da kaldırımlar bebek arabaları düşünülerek düzenlense:( Cumhuriyet parkında her akşam düzenlenen ve 20 dk süren suyun müzik eşliğinde dansını 3 defa izledik. Çok güzel bir gösteri olduğunu söyleyebilirim..

Miniğimizdeki değişiklikleri şöyle bir düşünüyorum.. Bir aydır güzel güzel gülmeye başladı.

















Artık bizim hareketlerimize ve konuşmalarımıza gülmesi bizi çok mutlu ediyor. Gün içinde çok az uyuyor artık. İlk zamanlarındaki uzun uyumalarını özlüyorum:) Böyle az uyuması ev işlerini yapmamı çok zorlaştırıyor. 2 ya da daha fazla çocuğu olup aynı zamanda evlerinin işini de yapabilen kadınları tebrik etmek geldi içimden! Büyük ustalık!

Efemizin 3. ay kontrolünü Antalya'da yaptırdık. Ankara'daki doktorumuzun tavsiyesiyle gittiğimiz doktor gayet ilgiliydi. 'Elinize sağlık çok güzel bir bebek yapmışsınız!' demeyi de ihmal etmedi:) Baş çevremiz 39,5 cm, boyumuz 55 cm, ve kilomuz 5275 gr olarak ölçüldü. Herşey gayet güzeldi.

Dün 4. ay doktor kontrolümüz vardı. Herşey yolunda. Baş çevremiz 41.5 cm, boyumuz 59.5 cm, ve kilomuz 6015 gr. 20 Temmuz'da işe başlıyorum. Artık anne sütünün yanında ek besinlere de başlamamız gerekiyor. Bu yüzden doktorumuzdan beslenme konusunda tavsiye aldık. Doktorumuz Milupa Aptamil toz mama ve yine aynı markanın sütlü pirinçli kaşık mamasını önerdi. Ben işteyken babaannesi evde eğer sağıp bıraktığım süt yoksa 3 saatte bir bu toz mamayı suyla hazırlayıp verecek. Tabi ben işe başlamadan önce mamayı sevip sevmediğini anlamak için denemeler yapacağım. Kaşık mamaya ise 1 ay sonra başlamayı düşünüyoruz.

Şimdilik minik bir uyku sorunumuz var. Gönül isterdiki yatağına koyunca kendi kendine mışıl mışıl uyusun.. O da olur inşallah..


14 Mayıs 2009 Perşembe

2. Ay Aşılarımız.. ve Antalya'ya gidiyoruuz!


Dün sabah 2. ay aşılarımızı olduk. 2 bacağından ve sol kolundan delinerek kevgire döndü yavrucum. Gittiğimiz sağlık ocağındaki hemşireler çok tatlı ve yardımseverlerdi. Efe'nin aşı olurken çok az ağlamasına şaşırdılar. Ee boşuna mı Efe koyduk oğlumuzun adını!:) Akşama biraz ateşi vardı. İlk Calpol'umüzü kullandık. Sanırım bundan sonra daha çok imdadımıza yetişecek bu şurup..

Dün 16:00'da ise göz randevumuz vardı. Çok şükür biraz ağlamayla muayenemizi atlattık. Bir sonraki muayenemizi 1. yaşımızda yaptıracağız.

Bu cumartesi Antalya'ya gidiyoruz. Uzun zamandır Antalya'da havaların ısınmasını bekliyorduk. Sonunda geçen hafta babaannemiz havaların güzelleştiğini müjdeledi. Biz de bu cumartesi toparlanıp yola koyulacağız. Efe önce Burdur'daki Eyüp amcasını ve İlknur teyzesini ziyaret edecek. Ardından babaannemiz ve dedemize doğru yol alacağız.. Babamız bizi bırakıp pazar gecesi geri dönecek. 3 hafta sonra da yaz tatili için yanımıza gelecek. Haziran sonuna kadar Antalya'nın parklarının, denizinin, ve hatta Ankara'da olmayıp Antalya'da inadına sokaklar kadar geniş ve yüksek olmayan kaldırımlarının tadını dahi çıkartacağız bool bool!