Daisypath Happy Birthday tickers

Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

29 Aralık 2010 Çarşamba

Yeni Yeni Bir Yıl!

Sonunda bir yılbaşı ağacı edinip dün süslemeyi becerdim!:) Efem toplarla gol atmayı tercih etti ama ben inatla onları ağacımıza astım. Yanıp sönen renkli ışıklarımızı da takınca pek bir renklendi salonumuz..

Haftasonu Efemin arkadaşlarıyla beraber Davulumdan Masallar isimli oyuna gittik. Aslında ritim atölyesi desem daha doğru olur. Oğluşum davulları ve xylophone'u görünce kendi performansını sergilemek istedi fakat engellenmek durumunda kaldı:) Neyse eve birşeyler düşünmek gerek.. Çıkarkende bize çubuklardan hediye ettiler. Yuvarlak kısımları çok güzel renkli iplerle örülmüş. Çok ses çıkarmamaları açısından iyi düşünülmüş:)

Ardından arkadaşlarıyla beraber Çukurambar'daki Pelit Pastanesi'ne gittik. Ortam gayet geniş, menü ise zengin geldi bana.. Çocuklar için bir bölümleri de vardı. Fakat sadece bir TV ve bir kaç oyuncak vardı. Bu bölümü geliştirmeleri konusunda konuştuk. Aksi taktirde çocukların bu odada kalmalarını sağlayacak bir aktivite ve malzeme yok. Bakalım ne derecede ciddiye aldılar bizi. Bir dahaki sefere göreceğiz.

Buradan çıkınca da bir arkadaşımızın evine çay içmeye gittik. Efecim arkadaşlarıyla güzel güzel oynadı. Sonra da 25 Aralık'ta ilk defa başladığımız Smile Kids'e jimnastik dersine gittik. Burada da güzelce eğlendin tabikii miniğim:) Bu günün aktivite günü olmasına karar verdiğimizden jimnastik sonrası Cepa'ya balık yemeye ve kitapları kurcalamaya gittik. Bütün bu aktiviteleri yaparken Efecim arkadaşlarıyla beraber olduğundan keyfine diyecek yoktu. Akşam eve 21:00'da vardık ve yolda çoktan miniğimin gözleri kapanmıştı bile..

İlk kar keyfimizi bu yıl yaptık. Çok güzel kar yağdı; lapa lapa.. Bizde hemen sıkı sıkı giyinip bahçeye indik. Ayaklarını bastığında karın içine gömülmek pek hoşuna gitmedi miniğimin.. Neyse kış uzun, elbet kar bir daha yağar:)




Biraz Antalya nostaljisi..

16 Kasım 2010 Salı

Bugun bayram!

Cumartesi sabah guzel bir kahvaltinin ardindan kaptik valizleri ve atladik arabamiza.. ver elini Antalyaaa! Kislari Antalya'da, yazin kavurucu sicaklari baslayinca da Ankara'ya kacma hayalim hala devam ediyor;) Geldigimizden beri hava bir tuhaf. Gunes kendisini gosterme konusunda cimri.. Neyse acilacak insallah. Bugun en azindan daha iyiydi.

Bugun bayramin ilk gunuydu. Once kendi aramizda bayramlastik. Oglusum dedesi, babaannesi, amcasi, babasi ve benimle bayramlasti. Henuz el opmeyi ogretmedik. Aslinda ogretme taraftari da degilim pek.. Aksama dogruda bayramlasmaya misafirlige gittik. Bayram kacamagi bir cikolata yedigini de atlamasam iyi olur:)

Cumartesiye kadar buradayiz. En azindan simdilik plan boyle.

Papaganim duyduklarini tekrarlamaya devam ediyorsun. Bugun banyonun onunde 'babane bicibici yapiyo' dedin! TATILDI (takildi) ve imbaat (imdat) kelimelerini yerinde kullanman hosuma gidiyor. Buaralar bir de suraya buraya gidelim mi dedigimde 'adi didelim' diyorsun..

Sabah ilk uyandiginda yatakta bicir bicir konusmalarina bayiliyorum.

Dun koltugun uzerinden atlamayi kesfettin. Neyseki ucuz atlattik; cok ustelemedin.

Tatlim benim, gece uyurken uzerini cok actigindan tulum giydiriyorum sana. Bir oncekinin bacaklari artik kisa geldiginden dun yenisini aldim. Giyince 'astonot' oluyorsun;) Sana Tubitak'in Ay'da kitabini almistim, dunyayi ve aydedeyi de cok seviyorsun. Ileride astronot olman ihtimal dahilinde:) Buarada Tubitak'in kitaplarini cok begendim ve sana gecen hafta 10-12 tane civarinda aldim. 4 tanesinin icinde her sayfaya saklanmis ordekler var. Onlari bulmak cok hosuna gidiyor.

Simdi iceride misildiyorsun.. Uyumadan hemen once, yataktayken 'babanne ii ceceley, baba ii ceceley, Endin (Engin) ii ceceley' diye sayiyordun :)

Itiraf ediyorum; sen uyurken ev cok SIKICI :)

29 Ekim 2010 Cuma

Sessizliği bozalım..


Molayı biraz abartmışım:) Aslında bunda yoğun bir seyahat dönemi ve evde olduğum zamanlarda da minik lokumla akşam beraber sızmamın katkısı büyük..

Neler yaşadık buarada.. Özet geçeyim;

- Anne bol seyahat etti; Bursa, Uşak, İstanbul (bir kaç defa), Antalya ve İzmir
- Miniğim grip oldu:(
- Oyun grubu için kreş girişimimiz oldu; hala beklemedeyiz. İnşallah haftaya başlayacağız
- Anneanne, teyze, babaanne ziyaret edildi
- Natıtın? naposun? iiyim ve başka kelimeler öğrenildi:)
- Yeni kitaplar ve 1 müzik cd'si alındı
- Lazımlığı kullanmaya başladık. Oturmayı çok sevdin.. Her defasında lazımlığı kullanmadığını söylemek isterim. Zaten erken gerçi..

Aklıma gelenler bu kadar.. Zamanında yazmazsam böyle olur tabi..

Bugün oğluşum seninle kek ve poğaça yaptık. Sen yumurta ve süt kısmından sorumluydun. Çok hoşuna gidiyor sıvılarla oynamak. Balık burcu olmanla bir alakası var mı acaba:) Sonra sana bir leğen içinde su hazırladım. İçine de bir kaç ufak plastik topunla ördeklerini koydum. Bayıla bayıla oynadın. Islandın.. Sonra tüm iş anneye kaldııı.. Islanan yerleri silmek ve senin üzerini baştan aşağıya değiştirmek gibi..

Sana bir de oyuncaklarını, kitaplarını vs. koyman için bir dolap aldık. Haftaya teslim olacak. Aslen kitaplık olan dolabı yan çevirerek oyuncaklarını koyabileceğin bir dolap haline getireceğiz. Bunu da odana değilde salonumuza koymayı planlıyorum. Ufak bir kaç değişiklik yaparak.. Arada salonda arada da odanda oynarsın böylelikle. Umarım bu fikrimi sen de seversin tatlım.

Bugün bir de 'anne sana ne diyor?' diye sorduğumda kuşum bebeğim demeye başladın:)

Yarın bir sürü arkadaşınla UHM diye bir restoranda buluşup oynayabileceksin. Bakalım hoşuna gidecek mi? Anneler ve çocukları Ankara dışından da gelecekler. Büyük bir buluşma olacak yani. Babiş gelemeyeceğinden çok merak ediyorum kimseyle konuşup sohbet etmeye fırsatım olacak mı?:)

30 Temmuz 2010 Cuma

Haftanın en güzel günü: Cuma!

Cuma günleri vücudumda ekstra enerji dalgalarını hissediyorum! Haftanın bitmiş olması ve 2 günlük uzuuun bir tatilin gelmiş olması sanırım katkı sağlamakta!:) Oğlumla güzel güzel vakit geçireceğiz. Bu hafta sonu sıcaklıkların 40 derece civarında seyredecek olmasını pek önemsemeden önce ABC oyun kulübüne bir uğrayacağız. Aradından babişkoyla ne yapacağımıza karar veririz. Çarşamba gününden bir kaç foto ekleyeyim.. Minik lokumun odasından..

22 Temmuz 2010 Perşembe

Hadi artık kıpırda..

Hadi artık kıpırdamalıyım! Uzun zamandır hep aklımda bloga yazmak ama nedense erteleyip durdum. Hadi artık hadii..

Miniğim, seninle 1 hafta Bodrum tatili yaptık. Anneannen, teyzen ve yeğenlerin de oradaydılar. Denizin, kumun, günün çoğunu özgürce dışarıda geçirmenin keyfini bir çıkardın pir çıkardın:) Ben biraz yoruldum ama fırsat buldukça dinlendim. Sen hep 'yanımdan hiç ayrılma annneeee!' modundaydın. Tuvalete bile göndermeye pek yanaşmadın ama sağolsun anneannen yardımıma koştu:) Gitmeden yolu gözümde çok büyütüyordum. Seninle başbaşa uçak seyahati yapmak beni biraz korkutmuştu. Allahtan ne gidişte ne de dönüşte sorun yaşamadım. Kucağımda fazla durmayıp etrafı keşfetme merakın biraz fazlaydı. Olsun anne bir şekilde kazasız belasız gidip gelmemizi sağladı miniğim.







Arkadaşlarla Çayyolu'nda bir cafeye gitmiştik. Orada minik bir şirineyle tanıştık. Bir de 4 yaşında bir abiyle. Güzelce oynadınız. Şirinenin adını (Eda) söyleyip durdun. Çoook tatlıydın fıstığım çoook! Eda'nın adını söylemen annesinin de çok hoşuna gitmişti.

Geçen haftasonu ise babişkoyla beraber A.O.Ç. hayvanat bahçesine gittik. Maymunları çok sevmiş olacaksınki onları taklit ettin:) Köpekler ise 'hav hav' yapıyorlarmııııış:) Bodrum'da gittiğimiz parklarda ve plajda bıraksam köpekleri öpüp, onlara sarılıp yuvarlanacaktın zaten:) Kediler ise ayrı hikaye..



Hayvanat bahçesinin ardından Nurturia anneleriyle buluştuk. Minik Duru'nun doğum günü partisi için Altınpark'a gittik. Yeni arkadaşlarınla kaynaşıp oynadın.



Pazar günü ise ilk defa saçlarını kestirdik! E-Bebek'e randevu alarak gittik. Aslında kesinlikle binmekten çok hoşlanacağın bir arabaya berber amcadan korktuğun için binmedin. Soluğu benim kucağımda aldın. Saç kesimi benim kucağımda gerçekleşincede haliyle saçların çoğu benim içime girdiii:) Neyse kazasız ve birazda ağlayarak ilk kesimizi hallettik. Çok şeker oldun bıdığım. Yüzün gözün açıldı diyebilirim:)




Seni babişkoya ve bakıcı teyzemize emanet edip 2 günlüğüne Polonezköy'e gittim. Tam senlik bir yerdi miniğim. Söz seni de götüreceğim oraya. Bir an önce baba ile konuşup arkadaşlarla bir organizasyon yapmalıyım:) Yemyeşil bir doğa.. Yeşile doyupta geliyorsun resmen. Aklım orada kaldı gerçi:) Ben yokken sevgili baban sana boool miktarda haşlanmış mısır yedirmiş. Ertesi gün 3 defa kaka yapmışsın ve hepsi doğal olarak sadece mısırmış! Gecede yatırırken (normalde çıtçıtlı bodynin üzerine birşey giydirmem) body üzerine tshirt ile yatırmış seni. Sabaha kadar terlemişsin tabiki. Ahh bu babalar! Neyse kuzucum anne geldi:) Eve gelişimde biraz maceralı oldu. Yolda 8 araç birbrine girmiş. O yüzden otoban kapanmıştı. Olay bizden 2-3 dakika önce olmuştur. 4 ambülans ve 1 itfaiye gelmişti. Bütün insanlar araçlarını durdurup yollara dökülmüştü. Neler olduğunu anlamak/görmek için. Sonra ters şeritten geri dönüp Abant'tan çıkarak yola biraz E-5'ten devam ettik. Sonrada otobana tekrar girip yola devam ettik. Eve varışım gece 12 idi. Hala yorgunum. Keşke yarın cumartesi olsaydı.

İstanbul'a kadar gitmişken anne IKEA'ya uğramadan gelir miii?:) Gelmez tabiki! Sana tahta masa ve sandalye aldım. Bir adet bez futbol topu ve ahşap tren/tren yolu da almayı ihmal etmedim. Bir de incecik yorgan aldım. Bu akşam babanla bir güzel montajını yaparsın artık:) Daha önceden balkondaki masayı nasıl monte ettiğini görmüştük:) Anne-oğul olarakta tren yolunu yaparıııız:)




Bebeğim benim, seni 2 günde bile çook özledim..

9 Haziran 2010 Çarşamba

Özgür Adamın Maceraları


Artık yürüdüğüme göre sizden ayrı takılabilirim. He heee:)






Saçlarım annem ve babam gibi kıvrık olacak galiba!




Aramızdaki 7 farkı bulun bakalım:)

8 Haziran 2010 Salı

Özgür Adımlar..

Bebeğim,
Anneler gününde başladığın özgürlük serüvenine yılmadan azimle devam ettin. Ve artık minik özgür adam olarak etrafta tek başına dolanabiliyorsun! Evde yürüyerek birden çıkıp yanıma gelmen çok hoşuma gidiyor. Minik erkeğim benim!

Geçen cuma su çiçeği aşını yaptırmak için doktoruna gittik. Hem muayene oldun hem de aşını oldun. Aşı sırasında yanında olmayı tercih etmediğimden seni babişkoya teslim ettim. Çok ağlamamışsın. Sevindim.. Ya da beni mi kandırdı baban?:)

Haftasonu Kaan bebek ilk defa bize geldi. Seneye beraber güzelce oynayacağınız zamanı iple çekiyorum. Buarada evdeyken dolu yağmaya başladı. Nasıl büyüktü öyle dolu taneleri! Camlar aşağıya inecek sandık! Arabalara da birşey olmamıştı allahtan.

Yaz planlarımızı yapmaya başladık. Temmuzda sen ve ben Bodrum'a teyzenlerin yanına gideceğiz. Ağustosta ise babişkoyu da alıp Antalya'ya gideceğiz. Planlarımız şimdilik bu kadar. Bayram için henüz birşeyler düşünmedik. Ona da daha sonra düşünürüz birşeyler. Buarada Oya teyzen bizi İzmit'e bekliyor. Tatilde yeğenlerimin huylarının değiştiğini çok gördüm. Bakalım seninle bizi nasıl sürprizler bekliyor..
9. dişin olan azı dişini çıkardın. Şimdi yolda 10. dişin var. O da azı.. Yeri mor gibi. Çıktı çıkacak yani. Mamaları daha rahat yiyebileceksin. Gelsin mamalaaar diyeceksin kısaca:)

18 Mayıs 2010 Salı

Anneler günü..

Bıdığım, bütün hevesinle ve gayretinle anneler gününe hazırlanmışsın. İllahi o günde yürüyeceğim diye. Başarmışsında ama anne ortalıklarda yokmuş:( Mısır'a gitmiş. Olsun haberlerin geldi bana. Anneannen ve baban yanındalardı ve bu güzel anı seninle paylaştılar. Canım benim, anneler gününde tabiki yanında olmak isterdim. Daha bizi çok anneler günü bekler:)

Ben Mısır'dayken anneannen geldi. Bir hafta onunla güzelce vakit geçirdiniz.

Döndüğümde biraz farklıydın bitanem. Biraz hırçın.. 'Nerelerdeydiin' der gibi.. Bir güzel yordun beni. Neyse geçecek bu günler ve elbette büyüyeceksin.

Bu cuma Antalya'ya gidiyoruz. Çarşambaya kadar oradayız. Bakalım deniz sefası yapabilecekmiyiz.
Bakıcı teyzenle şimdilik her şey yolunda. Umarım böyle devam eder.

11 Nisan 2010 Pazar

Uzun zaman ardından..

Miniğim,

Bir aydır tabiki sendeki değişimler devam etmekte fakat annen nedense bir türlü bilgisayarının başına geçip düşüncelerini satırlara dökemedi. Araba kullanırken genelde yazacağım cümleler aklımdan geçiyor. Sonrasında aklımdan uçuveriyorlar. Keşke düşünceyi bilgisayara aktarabilecek bir teknoloji harikası çıksa:)

Sana gelelim.. Geçtiğimiz 1 ay içinde 'anne' demeye başladın! Çok tatlı bir şekilde araba sesi çıkarıyorsun; ıııığğğn ıığğğn! (bu ses nasıl yazılırki yahu?!) Yüzünün şekli bakana 'gel beni ye!' davetiyesi yolluyor:) Artık söylediklerimi çok güzel anladığını gösteriyorsun. Mesela Efe yukarı bak! deyince hemen bakıyorsun. Efe lamba nerede? deyince hemen tavandaki avizeye bakıyorsun. Tatlım benim..

10 gün kadar önce iş için Malatya'ya gittim. 2 gece kaldım. Babaannen sağolsun. Ben yokken aklımın arkada kalmamasının yegane nedeni. Bakalım babaanne Antalya'ya dönünce ne yapacağız. Umarım seyahatlerim çok az olur bebeğim.

05 Nisan'da bakıcı teyzemiz ailemize katıldı. İlk haftamız iyi geçti. Hiçte yabancılık çekmedin. Hani bu teyzede nerden çıktı? Ben onu tanımıyorum. Bir yabancılık çeksem iyi olur demek yok:) Hemende kucağına gidiverdin. Umarım bakıcı teyzemizle uzun soluklu bir beraberlik yaşarız. Şimdilik babaannemiz hala bizimle. Keşke hiç gitmese:(

Bugün doktor kontrolüne gittik. Herşey çok şükür yolunda miniğim. Sana alacağımız oyuncakların listesini edindik. Birde mamaların konusunda değişiklikler var. Umarım yarın detaylı bir şekilde yazabilirim.

Buarada perden ve yatağın da geldi. Artık kendi odana geçmenin zamanı. Doktorun kendi odana geçtiğinde bir yer yatağı yapıp benim de senin odanda kalmamı, uyanıp yataktan baktığında beni görmenin iyi olacağını söyledi. Benim böyle bir planım yoktu açıkçası:) Seni odana bırakıp mızıldanınca gelip bakarım diyordum. Bu öneriye uysam mı diye kafam karışık açıkçası. Bakalım..

Bugün doktor sonrası bir de pikniğe gittik. Oooh temiz hava, bol güneş, güzel mamalar, arkadaşlar, tavuklar ve havhavlar.. Tam senlik bir gündü miniğim.. Bana ve babaannene de iyi geldi tabiki. Babişko Antalya'da olduğundan onu bu defa götüremedik.

7 Mart 2010 Pazar

1. Yaş günümüz..

Oğluşum doğdun ve sen doğalı 1 yıl mı oldu gerçekten? İnanması zor miniğim. Hamile olduğumu öğrendiğim o pazar günü geliyor aklıma. Meğerse sen 6 haftalıkmışsın bile! Şaşkın ben.. Şaşkın baban.. Öylece bakakaldık birbirimize. Ne bir tepki ne bir şey.. Sevindik tabi ama şaşkınlığımızı üzerimizden attıktan sonra. Şimdiyse yanımızda, kucağımızdasın. Hatta bizi öpüyorsun ve bize cici yapıyorsun işte. Hayatımızın rengi oldun bebeğim..



Bugün pastanın üzerindeki şekerlere saldırıverdin. Hoşuna gitmiş olacakki 'bunlarda ne güsel şeylermiş böööle' der gibi bir kaç defa daha dadandın pastana. Güzelce kutladık doğumgününü. Babaannen birbirinden lezzetli mamalar hazırladı. Pastan ise hem lezzetli hem de güzeldi. Tarçının nutfağındaki Aslı Hanim'ın ellerine sağlık. Tamda istediğimiz gibi şekillendirmiş. Kaan da vardı aramızda. Şimdilik annesinin karnında katıldı aramıza. Seneye ise bıcır bıcır oynarsınız ne güzel. Kalabalığı seven biri olacağın şimdiden belli. Gelenleri hiç garipsemedin. Aferin sana!



Canım benim, seninle dolu dolu geçen bir seneyi ardımızda bıraktık.. Yüzün her zaman gülsün.. Karşına hep iyi insanlar çıksın bebeğim..



İlk bisikletini de aldın bakalım. Bahara bahçede kızlara hava atarsın artık:)

1 Mart 2010 Pazartesi

..ve anne doğar:)

Bebeğim,

Sen şimdiye kadar aldığım en güzel hediyesin.. Ne şans ki ikimizin doğum günü arasında sadece 6 gün var. Pastana ortak olabilir miyim?:) Ne de olsa ben 31 olunca sen 1, ben 32 olunca sen de 2 yaşına giriyor olacaksın. Sana hep sayı şeklinde pasta yaptırırsak ortak pasta kullanabiliriz. Söz mumları sen üfleyeceksin:)

Tatlım benim, söylenenleri anlamaya başladın artık. Efe ışığı kapat ya da aç dediğimde kucağımdayken eğer başka bir tarafa bakıyorsan elektrik düğmesine dönüp basıyorsun. Anneyi öp diyince de çoook tatlı kokluyorsun beni. Buna bayılıyorum! Sadece beni değil tabi babayı, babaanneyi ve dedeyi de öpüyorsun kendince.. Ver komutunu da anlıyorsun. Birşeyi vermek istemesende verip sonra mızmızlanıyorsun:) Pet şişeyi anlamadım ama pek bir sevdin. Elinden bırakasın yok. Ver diyince direkt yaygarayı basıyorsun.

Bugün sana çarık çorap aldım. Çok şirin oldun. Böylece kayıp düşmeni bir derecede engellemiş olduk. (Umuyorum.)


Uzun zamandır pek resim koyamıyordum. Burcu teyzeye verdiği bilgiler için teşekkürler..

1. yaşına girmeden hedeflediğin diş sayısına ulaşmaya çalışıyor olsan gerek şuanda 2 diş birden çıkıyor. Alt çenedeki diş sayısı 4 olacak. Toplamda 1 yaşına 8 dişle giriyorsun. Cumartesi doktor kontrolümüz var bakalım normalmiymiş öğreneceğiz.


Aklıma geldide yumurta ve portakalın alerji yaptığından bahsetmişmiydim? Bayağı oldu aslında. Bunları yediğinin ertesi günü ilginçtir sadece sol kolunda kırmızı sivilceler çıkıyor. Doktoruna sorarak kestik bizde bunları. Umarım geçici bir durumdur bebeğim.

Bugün 1,5 saat babaanne ve dedeyle etrafta dolaşmışsın. Ne mutlu sana bebeğim. Zaten senin için gelmiştik buralara. Sen her dışarı çıkıp dolaştığında iyikide gelmişiz diyorum içimden. Salıncağa binmişsin yine ve kıkır kıkır gülmüşsün. Dün ben de seni salladım. Çok tatlıydın miniğim. Nasıl da mutlu oluyorsun. Farklı birşey olduğunun farkındasın tabi..


Uzun zamandır gece uyanmalarını bıraktın. Çalışan anneme kıymayayım mı dedin yoksa? Öyleyse teşekkür ederim bebeğim..

27 Şubat 2010 Cumartesi

Taşınma telaşı..

Uzun zamandır aklımızda olan taşınma planını 2 hafta önce ani bir kararla hayata geçirmeye karar verdik. İyi de ettik. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Daha ferah bir evde olmanın keyfine doyum yok:) Bebeğim senin keyfine ise hiiiç diyecek yok! İlk gün eşyalar eve taşınırken sen yürütecinde rahat rahat ve heyecanla ordan oraya koşturup durdun. Yeniliğin kesinlikle farkındaydın. Sen de benim gibi mutlu olmuştun bu yeniliğe. Sitenin bahçesinin keyfine en çok sen varacaksın. Hatta geçen hafta salıncağı denemişsin bile. Çokta hoşuna gitmiş. Gülücükler savurmuşsun. Baharı iple çekiyorum. Her yer cıvıl cıvıl olacak. İşe 30 dk.lık araba yolculuğu ile ulaşılabiliyor. Sorun değil. En azından artık radyo dinleyebiliyorum:) Önceki ev işe arabayla 2-3 dk uzaklıkta olduğundan arabaya binmemle inmem bir oluyordu.

Haftaya pazar 1. yaşına giriyorsun miniğim. Pastanı seçtik bile. Pazartesi siparişini vereceğim. Sen o günün pek farkında olmayacaksın ama fotolar ve çekilen videoları büyüyünce seyredersin.. Sana papyon almayı düşünüyoruum:) Büyüyünce kendine pek karıştırtmayacağından biz şimdilik yapabileceklerimizi yapalım:) He hee:)

Sana bugün oda takımı aldık. Artık bizim odadan ayrılma vaktin geldi bıdığım. Oda takımın gelir gelmez seni kapının önüne koyuyoruz haberin ola. Bakalım bu durumu nasıl karşılayacaksın. Ve bakalım bu durumu ben nasıl karşılayacağım! İkili sınavımıza 1 ay var daha..



6 Şubat 2010 Cumartesi

Uçtu uçtu Efe Uçtu:)

Bebeğim,

İstanbul yolculuğumuz tahmin ettiğim gibi yorucu geçti. Giderken biraz gerildim. Senin birşeyden haberin yoktu tabi.. Uçağı kaçırma ihtimalimiz vardı. Senin uçak vergini ödemek için uzuun bir kuyruk beklemek durumunda kaldık. Uçağa binmek için kapıya gittiğimizde yolcular çoktan alınmışlardı bile. Neyseki sonuç olarak binebildik. Uçak kalkarken sana mama içirdim ve kulaklarına birşey olmadı. İnerken ise su içirmeye çalıştım ama pek içmek istemediğinden ağlaman tüm uçağı inletti. Ankara'ya dönüşte ise kalkışta ve inişte sana mama içirebildiğimden sorun olmadı.

İstanbul'da yeni açılan akvaryuma gittik. Köpekbalıklarını ve çeşit çeşit birbirinden güzel balıkları gördük. Çok kalabalık bir ortamdı. Hasta olmandan korktum ama neyseki birşey olmadı. Teyzen fotoğraflarımızı gönderince sitene koyacağım.

İstanbul'da ilk başta çok usluydun. Ne de uslu bir Efe'ymiş dediler. Sonra açılmaya başladın. Bu laflar yerini bu çocuk hiç mi durmaza bıraktı:)

Yazın gittiğimizde teyzenin bahçesinde istediğin gibi hoplayıp zıplayabileceksin. Bahçede şirin bir pisi vardı. Her zaman camın önüne gelip içeri bakardı. Bu defa göremedik. Nasıl tepki vereceğini merak ediyordum..

29 Ocak 2010 Cuma

Anneyle başbaşa uçuş deneyimi..

Bebeğim,

Bugün 15:00 uçağıyla seninle başbaşa İstanbul'a uçacağız. Bakalım neler yaşayacağız. Biraz tedirginim açıkçası. Tek başıma seninle başedebilecekmiyim diye:) Neyse göreceğiz.. Umarım uçak kalkarken ve inerken uyuyor olursun. Yoksa ilk binişimizdeki gibi ağlamana kıyamam..

Uzun zamandan sonra anneannen, teyzen ve yeğenlerini göreceksin. Bakalım nasıl anlaşacaksınız. Sana başka çocukların dokunmasına alışmam gerekiyor. Yürümeye başladığında onlarla kavgalar edip oyunlar oynayacaksın.. Zaman bana çok şey öğretip, beni çok şeye alıştıracak gibi. Ne dersin miniğim?:)

27 Ocak 2010 Çarşamba

Özgürlüğe 12 minik adım!

Miniğim,

Dün, dedenin aldığı ilk arabam ile 12 minik adım attın. Arada unutup ellerini bırakman çok komik:) Sen henüz yürüyemiyorsun miniğiiim diye hatırlatmaya çalışıyorum ama pek aldırış etmiyor gibisin. Bugün de 12-13 adım attın. Bakalım tek başına ne zaman pıtır pıtır, poponu tatlı tatlı sallayarak yürüyeceksin.

Bu ay 6. dişin de aramıza katıldı. Biraz erkencisin.. Zaten doğuştan itibaren bunun böyle olduğunu gösterdin:) O minik dişlerinle havucu çıtır çıtır çook şirin yiyorsun.

Alkışlamaya, bye bye yapmaya başladığından bahsetmişmiydim? Oyuncaklarının isimlerini de öğrendin; cancan, afacan, cingöz, yumoş, ve mike. Bunları yan yana koyup yumoşu ver bana bitanem, yumoş nerede dediğimizde önce gözlerinle şöyle bir oyuncakları tarayıp sonra yumoşa yöneliyorsun. Ya da diğerlerini sorduğumda da onlara.. Miniğim 11 ayına 10 gün kaldı. Sen artık büyüyor ve öğreniyorsun..

19 Ocak 2010 Salı

İleriye doğru da emekleniyormuş!

Bebeğim,

İlk olarak geriye doğru emeklemeyi keşfetmiştin. Sıkılmış olsan gerek biraz da ileri gitmek lazım diyerek, minik poponu şirin şirin sallayarak ileriye doğru emeklemeye başladin. Küçük bir sorun var; kısa sürede sıkılıyorsun. Hemen ayaklanıp etrafı kurcalamak istiyorsun. Minik lokumum benim..


Annem ve beeen..


Yeni cicilerim..

11 Ocak 2010 Pazartesi

Büyüyoruuum! 10 aylık oldum!

'Ve 10 aylık oldum işte! Yavaş yavaş yırtıyorum şu bebeklikten. Hii hii:) Geri geri emekleme işinden sonra işi biraz daha ilerletip üçlü koltuğumuz boyunca tek başıma, evet evet tek başıma yürüyebiliyorum! Çook keyifliymiş yürümek! Bunu keşfedeli 10 gün civarı oldu. Bundan sonra oturmaya paydos. Hee hee:) Destek almadan da yürüdüm mü kimse tutamaz benii! Keşfedilecek o kadar çok şey varki! Annemle babam dün bana adına yürüteç dedikleri bir şey aldılar. Yürümemi geciktirmekten korkuyorlar ama hiiiç korkmasınlar. Ben bir an önce özgürlüğüme kavuşmak istiyoruum! Çok bindirmiyorlar beni yürüteçe. Bugün biraz koydular beni, fırsat bu fırsat uzun zamandır gözüme kestirdiğim büyük yapraklı çiçeğimizin bir yaprağını biraz(!) okşadım:) Hii hii:) Kimse kızmadı ama:) Sanırım hala kredim var böyle yaramazlıklar için. Şansımı çok zorlamasam mı acaba:) Neyse şirinlikle yumuşatırım ben onları:)






Biraz acıkmıştımda:)
Dün annem ve babamla alışverişe gittik. Her yer rengarenk. Dışarıda dolaşmaya ba-yı-lı-yo-ruuum! Bana yeni ciciler aldık. Yeni bir çift beyaz spor ayakkabım oldu. Onlarla evde yürürken çok güzel ses çıkıyor. Yeni oyuncaklarda aldık. Bilgisayarım oldu. Zaten olmasaydı bu yazıyı nasıl yazardım değil mi? :) Bir tane alo alo aldık. Bir de org. Balonlarım da oldu. Minik zıplayan toplar da aldılar bana ama sanırım onlarla oynatmayacaklar beni. Hep benim yüzümdeeeen! Aldım birini ne yaptım ettim tamamen ağzıma soktum. E haliyle bizimkilerde bir daha onunla oynamama izin vermediler. Neyse kalanlarla idare ederim artık:) He hee:)
Göz kapaklarıma hakim olamıyorum. Uykum geldi. Yatağa doğru gitmeye üşeniyorumda şimdi. En iyisi uykum geldi mızmızlaması numaramı yapmak:) Hadi baş baaaş!:) '

Asabiyim yaklaşmayın:)

Bu da sakin halim..

video
Sıraladığımın kanıtıdır..

2 Ocak 2010 Cumartesi

Yeni yeni yepyeni bir yıl!

Bebeğim,
seninle ilk defa bir yılbaşı geçirdik. Geçen sene içimdeyken kutlamıştık, bu sene ise sen yanımızdayken.. Seni koklarken.. Gözlerinin içine bakarken.. Minik ellerini tutarken.. Gerçi saat 21:00 olduğunda sen çoktan yatağına kavuşmuş mışıldıyordun. Bütün yılı uyuyarak geçireceğini hiiç sanmıyorum miniğim:) Daha çok koltuk tepelerinde, dolap içlerinde geçirecek gibisin.. Hep beraber mutlu, sağlıkla dolu, bol kahkahalı, dolu dolu yaşayacağımız güzel bir yıl geçiririz umarım birtanem.. Bu yıl içinde yürüyeceksin inşallah. Konuşmanı da bekliyorum ona göre! Hadi ben neyse de seninle her saniye konuşan babannen için konuşmaya başlaman şart:)
Bebeğim, koltuktan tutarak ayakta durmaya bayılır oldun. Tabi hala denge problemimiz olduğundan yanında hep hazır, seni yakalayacak duruştayız:) Sürekli yürümek istediğinden biz de seni bol bol koltuk altlarından tutup yürütüyoruz. Bazen çok komik adımlar atıyorsun; sağ ayağını kocaman atıyorsun soluda onun yanına getiriyorsun. Kendi başına yürümen için sana 1 ay daha. Sonra başının çaresine bakarsın yoksa! Seni yürütmek bel ağrıtıyooor!
İnatlaşmaya da başladın. Dediğim dedik çaldığım düdük diyeceksin sanırım. İstemediğin olunca basıyorsun yaygarayı. Çabuk unutmanı seviyorum ama:) İşimi kolaylaştırıyor. Gerçi büyüdükçe aynı durum geçerli olacak mı göreceğiz.
Havalar kötü olduğundan seni sık sık dışarı çıkaramıyoruz. Dün ve bugün dışarıya çıktık. Çıkınca çok mutlu oluyorsun. Sanırım karnımdayken fazla gezdik seninle:) Şimdide madem alıştırdın gezdir beni diyorsun. Dün ODTÜ'ye gittik. Güneş birazda olsa cömertti. Bizde değerlendirdik. Ağaçtan bir tane elma koparıp verdik eline. Evirip çevirip, kemire kemire bir güzel yedin. Evde eline bir dilim meyve verdiğimizde elinde o kadar uzun süre tutmazsın ama bu elmanın küçük oluşunu mu yoksa tadını mı sevdin bilmem elinden bırakmak istemedin ve çoğunu yedin. Bugün ise Panora alışveriş merkezindeki akvaryumu göstermek istedik sana. Çok güzel seyrettin rengarenk balıkları. Köpekbalıkları pek bir dikkatini çekti nedense:) Dönüşte ise arabada uyuyup kaldın. Çok mu yorduk seni?:)