Daisypath Happy Birthday tickers

Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

31 Mart 2013 Pazar

Efe artık 4 yaşında!

Artık büyüdük, abi olduk..
4 yaş olduk, tam 4 yaş!
Güzelliklerle ve zorluklarla dolu 4 sene geçti. Oğlum büyüdü ve bana arkadaş oldu.
Efe ile beraber birşeyler yapmaya bayılıyorum. Hele de seyahate gitmeye.. Karşımda beni dinleyen, anlayan ve fikirlerini ifade eden bir çocuk var artık. Herşey daha da kolay.. 
Her sene olduğu gibi, 'geleneksel' doğumgünü kutlamamıza babane ve dede de eşlik etti. Evimizi süsledik, mamalarımızı hazırladık ve arkadaşlarımızla güzel bir gün geçirdik.

 Davetiyemiz..


Bu yılki konseptimiz Fenerbahçe'ydi. Evimiz sarı laciverte büründü. Babamız neyseki koyu Galatasaraylı değil de sorun yaşamadık:)


Cümbür cemaat güzel bir kutlama oldu..


Usüldendir, pasta yalanmadan bırakılmaz:P




Topluca hep beraber pek güzeldik..


Nereye bakıyor bu gençlik? :) Karşı komşunun balkonundaki sevimli bir kediye..


Büyükler yanımızdan eksik olmasın.. Her günümüz sağlıklı, beraber, şenlikli ve mutlulukla geçsin.. 


25 Mart 2013 Pazartesi

Bir İstanbul Masalı..

Güzel bir Ankara gününde, hadi beraber İstanbul'a gidelim deyiverdik..  
Atladık iki anne iki çocuk arabaya, bir molayla İstanbul'a varıverdik..
Hayatımın en güzel doğumgününü İstanbul sokaklarında kutlayıverdik..
Önce atladık İstanbul Oyuncak Müzesi'ne gittik.
Güzel bir doğumgünü hediyesiyle karşılaşıverdik..

     Efe ve Ege, Sunay Akın'la İstanbul Oyuncak Müzesi'nde..

Ardından atladık vapura, denizin mis gibi kokusunu içimize çekiverdik.. Martıların simidini unutmadan, güzel havanın, manzaranın, ve beraber olmanın tadına doyamadık..

Beyoğlu'na vardık, İstiklal'i arşınladık..
İnci'de profiterolü atlamadan, tramvaya atladık..
Mumlarımızı yaktık, dileklerimizi diledik..




Yedik,içtik, gezdik, tozduk ve geldiik:)


22 Mart 2013 Cuma

4 Yaş Doktor Kontrolü

En son Mart 2012'de doktorumuzun rutin kontrolüne gidebildik. Normalde Eylül ayında da gidecektik fakat doktorumuz doçentlik sınavı için bütün randevuları iptal edince kaldık şimdiye:) Neyse geç olsun güç olması diyoruz..

Gelelim konuştuklarımıza..

- Bu yaştaki çocuklar sabah 7:30 - 8:00'de kalkar. Akşam da 21:00'da yatar. Gündüz uyumazmış! Akşam 22:00'den sonra büyüme hormonları salgılanmaya başlarmış. (Evet, bunu biliyordum da her zaman bilmek yetmiyor). Sabah ise 05:00'ten sonraki uykunun anlamı yokmuş. -Valla 6'da kalkınca benim şaftım kayıyor. Onu bunu bilmem!:) -
Bizdeki durum ise akşam 22:30-23:00 gibi uyuyup sabah 09:00'da uyanmak şeklinde. Hiiç alakamız yok yani! Böyle olunca bu konuda bir fırça yedik:) İstersen uyu istersen uyuma diye Efe'ye bıraktık durumu. Zaten haftasonları uyumuyordu. Hafta içi bakalım 5 günün kaçında uyuyacak. Durumuna göre olaya el atacağım. Önce bir gözlemlemeliyim.

- Bu yaştaki çocuk kendi yemeğini masaya oturup kendi yer.
Durumun böyle bekleniyor olması gayet makul ve mantıklı! Kesinlikle böyle olması gerektiğini sonuna kadar savunuyorum. Gel gelelim uygulamaya gelince sınıfta kalıyoruz. Çocuk düşük kilolu doğunca ve kilosu hep ortalamanın biraz altındaysa ve oturarak yemek yemeye direniyorsa bu durumda peşinden gidip yediren anne olmamak mümkün değil diyorum kendi adıma. Face'te 'benim gibi 1 milyon anne bulabilirim' diye grup mu açsam?:P  Alev Hanım durumun vahametini şöyle ifade etti '4 yaşında kendi başına yemek yiyemeyen tek hastam Efe!'  Eee durum bu olunca olaya el attık. Şimdilik fena değil gibi ama az yediğini söylememe gerek yok. Her an çark edebilirim! Ama nereye kadar?! 
Buarada kuralları yıkabileceğini şimdiden çakarsa ileride ders çalışırken de büyük sorun yaşarmışız.

- Meyve sularındansa meyvenin kendisini yemesini tavsiye ediyoruz dedi. Haftada en fazla 1-2 defa içmeyi önerdi. Portakal ve narı ağır C vitamini içermesinden dolayı beraber tüketmeyi önermedi. Önerilen meyve suyu karışımı; 1 elma + 1/2 armut + 1 havuç + 1 portakal veya nar. Günde en fazla 1 havuç yemeliymiş.

- Küçük doğan çocuklarda; diyabet, kolesterol yüksekliği, obezite, yüksek tansiyon, yumurtalık problemi, hiperaktivite ve dikkat bozukluğu, kalp rahatsızlıkları olma ihtimali daha yüksekmiş. Bu yüzden tükettiklerimize azami dikkat etmeliymişiz. Örneğin pekmezi aç vermeyip pekmezi yedikten sonra 1 saat aç kalmıyorsak pekmezi demir açısından yemenin hiç bir anlamı yokmuş.

- Büyüme ağrıları olurmuş. Sabah olur ve yürümeye engel bir durum olursa romatizmal bir durum olabilir. Doktora danışılmalıymış.



- Müzeye, Anıtkabir'e, 23 Nisan'da CSO konserine, Geçlik Parkı'na gidilmeliymiş.
Bak, gezme tozma kitap gelişim konularında bir kaç adım öndeyiz övünmek gibi olmasın:)) Atılım Üniversitesi'nin geçen yaz organize ettiği CSO konserine gitmiştik. Hem Antalya hem de İstanbul'daki oyuncak müzelerine gittik. Anıtkabir'e 2 ya da 3 defa gittik. Gençlik Parkı'na da gitmiştik. Bu yaşa çok uygun bir yer değil bence. Ortamı görmesi açısından iyi oldu sadece. Gezme konusunda iyiyiz demiştim:P

- Ipad, Iphone ve lap-top kullanımı dikkat eksikliğine neden olduğundan önerilmemekte.
Bu konuda da çok şükür iyiyiz:)

- Sırtımı kaşı der. Dokunmayı ve dokunulmayı sever. Mayo bölgesini mıncıklamamalıymışız.
Popoyu çok mıncıklayıp öpmeyeceğiz anlaşıldı:P

- Sokak mesleklerini tanısın; yorgancı, mobilyacı, perdeci vs. hepsini görsün tanısın bilsin. Toplu taşımaya binsin.
Babane ve dede daha 1 hafta önce otobüsle Kızılay'a gitti. Metroya bindi. Gezdi tozdu. Çok hoşuna gitmiş. Daha öncesinde de İstanbul'da vapurdu, dolmuştu, tramwaydı binmedik araç bırakmadık. Bu konu ayrıca bir blog konusu. Daha sonra.. :)

- Duyguları öğret. 
Bir durum anlatarak neler hissedeceğini sor. Bu konu üzerinde çalışmak lazım.

- Kendisi bıçak kullansın. Salatalık, marul kesebili, maydonoz vs koparabilir.
Kendi bıçağını ve makaslarını kullanıyor zaten.

- Kendi başına duş almalı.
Zaten küvette kendi başına oynaması için zaman veriyorum. Eline de lifi verince tamamdır bu iş:)



- Hafıza kartları, masa sporları (pinpon), nokta birleştirmece, sayılarla nokta birleştirmece, gölgesini bul kartları (Smart'ın Animal Shadow Match Ups), reklam filmi çevirmek, birlikte şarkı, şiir bestelemek, aquadoodle, moon sand, iki resim arasındaki farklar, ilişkilendir oyunları, ve puzzle.
Daha erken dediğim için Tubitak'ın nokta birleştirme kitaplarını henüz almamıştım. Dün o konuyu da bütün seriyi alarak hallettim:) Hafıza kartlarımız zaten var ve uzun zamandır oynuyoruz. Efe gayet seviyor. İki resim arasındaki farkları bir kaç defa yapmıştık. Puzzle portföyümüz geniş. En son 80'lik alıp beraberce yaptık. Kutuyu görünce 'anne 1000'lik mi aldın' dedi. Beklenti yüksek:) Diğer yapmadığımız aktiviteleri de yaparız elbet.

- Sembol'ün (simgetoys.com.tr) iki oyununu önerdi; 1. Bilgi Dünyası, 2. Find the missing (bu oyunun adı niye ingilizce anlamadım!)  
Bunları da bulabilirsem alacağım.

- Korku; soyutluklardan korkar. 3 boyutlu sinemaya götürmemeliymişiz.
Henüz sinema siftahımız olmadı. Zaten 3 boyutluya götürmeyi de planlamıyordum korkacağını düşündüğümden.

- Yaşlılık, ölüm korkusu; anne sen yaşlanacak mısın diye sorduğunda 'evet ama daha çoooook var' demek gerekiyormuş.

- Kıllarda koyulaşma; Bu yıl olacak, panik yok:)

Yaşasın 4 yaş!