Sanırım bu kış kar ve buzdan fazlasıyla nasibimizi alacağız. Şubat 2006'da İstanbul'dan Ankara'ya trenle ilk gelişimi hatırlıyorum. Artık Ankara'da yaşamak için gelmiştim. Son 40 yılın en soğuk kışı diyorlardı. Sıfırın altında 25 derece civarlarıydı yanlış hatırlamıyorsam. Bu sene de gündüz en düşük sıfırın altında 15 dereceyi gördüm. Yarın yine kar geliyormuş. Araba kullananlar için çok iyi bir haber olmasa da, Efe için sevindirici bir durum bu:) Efe için doğru şehirde yaşıyoruz diyeceğim ama düşünüyorum da, ben de çok seviyorum bu şehri, bu bir gerçek! Üniversite için Ankara'ya ilk geldiğimde yıl 1998 idi ve ben ancak 2001'de alışabilmiştim bu şehre. Zorlanmamın sebebiyse denizin ortasından gelip, ne kadar yükseğe çıkarsam çıkayım sadece dağ, taş görmekti:) Sanırım son derece normaldi bu alışma dönemi.
Cumartesi günü berbere gidip 4. defa saç kesimi yaptık. Her defasında berbere gitmemek için ayak diriyor; ben de mecburen rüşvet teklif etmek zorunda kalıyorum:) Berberin yanındaki markete girdik. Seç bakalım dedim. Uzaktan kumandalı bir araba aldı. Bu berber işi biraz pahalıya patladı anlayacağınız:) Kesime tek kelimeyle bayıldım! Sanki bir anda büyüdü oğlum. Bir de gelip yanaklarımdan şapur şupur öpmez miii?! Mest ediyor beni güzel kuşum!